Suriye Sorunu ve Rus-Türk İlişkileri

16.07.12

Suriye Sorunu ve Rus-Türk İlişkileri

Эксперты МГИМО: *Аватков Владимир Алексеевич, к.полит.н.

Türkiye bugün ister istemez uluslararası ilişkilerde kilit bir noktaya geldi. Suriye meselesi modern dünya düzeninin iki yüzlülüğünü bir daha net bir biçimde gösterip dünya ülkelerinin yeniden karşı kutuplarda yer almasına neden oldu. Ne yazık ki bugün Rusya ve Türkiye tarihte çok defa olduğu gibi diğer ülkeler tarafından oluşturulan bu kutuplaşmanın ayrı taraflarında bulunmaktadır. Ancak en enteresanı geçmişte değil, gelecektedir. Orada ise Rus-Türk ilişkileri mevcut dengeyi değiştirebilir.

Öncelikle ifade etmek gerekir ki Türkiye AKP’nin iktidara gelmesinden bu yana siyasi açıdan çok ama çok değişmiştir. Komşularla sıfır sorun ilkesini temel alan Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu Türk dış politikasında büyük bir değişim yarattı. Söz konusu doktrin gerçekte barışçıl bir ilkeler bütünü olarak yeni nispeten daha güçlü Türkiye’nin hem pro-aktif bir doktrini oldu. Sonuçta, Türkiye bir bakımdan Batıdan daha bağımsız bir politika izlemeye başlamış öte yandan da güvenlik alanında daha çok ABD ile işbirliğini tercih etmiş bulunuyordu.

Suriye, hem Erdoğan hem de Putin hükümetleri için yirmi birinci yüzyılın ilk on yılında büyük öneme sahipti. Türkiye için Suriye ile ilişkiler barışçıl doktrininin güzel bir örneğiydi. SSCB’nin dağılmasından sonra çok kaynak kaybeden Rusya için de Suriye, ‘sakin bir liman’ olarak gerçek bir limana dönüştü. Başka bir deyişle, Suriye hem jeopolitik açıdan hem de askeri açısından Rus dış politikasında büyük bir rol oynuyor. Rusya dış politikasının çizgisine devam ederken; Türkiye ise değişimin yanında yer alarak çıkarlarına paralel olarak Suriye meselesinde (Fransa’nın Libya meselesinde olduğu gibi) ilk sıralarda olmaya karar verdi.

Türk askeri uçağın düşürülmesi tabi ki Suriye rejimi tarafından çok kesin bir adımdı. Bir savaş sebebi olabilerek NATO sözleşmesine dayanarak Türkiye tarafından NATO Konseyinin toplantıya çağırılmasının neden oldu. NATO için de yeni herhangi bir savaşın ekonomik kriz zamanında çok zararlı olabileceğinden dolayı uçak krizi kararlı adımların atılması için yeterli olmadı. Ancak bu demek değil ki gelecekte bu kriz bir rol oynamayacak. Kriz olmayan normal zamanlarda böyle uçuşları her ülke yapar. Ancak yabancı topraklara çok yakın uçuşlar şeklinde değil tabii ki.

Rusya kendi pozisyonunu 10 yıldır yaptığı gibi bu krizde de net bir şekilde ortaya koyuyor. Herhangi bir savaşa karşı çıkarak, dünyanın krizlere barışçıl yollardan çözüm bulmasını destekliyor. Aynı zamanda bu duruş Esad rejiminin haklı ya da haksız olduğu anlamına da gelmiyor. Rusya’ya göre bu, Suriye halkının meselesidir. Dünya kamuoyu, BM şartında yazılanlara dayanarak Suriye iç işlerine karışmamalıdır. Zamanla bütün rejimler dâhil olmak üzere her şey değişecektir. Fakat bu dönüşümler zamanı geldiğinde gerçekleşmelidir.

Eskiden Rusya ve Türkiye bazı uzmanlara göre ‘uzlaşamaz dostlar’dı. Bugün de bazı sorunlarda benzer görüşlere sahip olmayabilirler. Ancak yirmi birinci yüzyılda işbirliği yapanlar ve birbirlerinin çıkarlarına saygı duyanlar kazanır. Bir de son on yılın dinamikleri göz önünde bulundurulduğunda yükselişte olan Asya bölgesiyken Batı’nın geleceği ise tartışılır durumda. Trendi yakalayanlar kazanacaktır. Rusya ve Türkiye jeopolitik anlamda birbirine giderek yakınlaşmakta ve istersek geleceği birlikte şekillendirebiliriz.

Точка зрения авторов, комментарии которых публикуются в рубрике
«Говорят эксперты МГИМО», может не совпадать с мнением редакции портала.

Источник: Usak Stratejik Gündem
Распечатать страницу